2 Temmuz 2012 Pazartesi

-jazz melekleri -

sevilir, saygı görürler, bir gırtlak vardır ki bu hatunlarda aman allahım dersin . jazz ile ilgili yazıyı daha sonraları geniş geniş yazacağım, ama mp3 playerınızda yer edinmesini isterseniz önerilerim var. bu kadınlar dinlenir.


1)SARAH VAUGHAN






tanrı kadını yarattı .
tanrı sassy'i de yarattı(kaba kadın) ne alaka yahu. ruhunda varsa size ne . kulp takmayın loisciğime .
jazz'ın merhum sanatçısı. new york film festivalinde ikinci olmuştur.birinciliği Sevinç tevs hanımefendiye kaptırmıştır.bu ablamız da Türkiye'nin ilk jazz yorumcusudur. gurur duyalım. :)
In the Land of Hi-Fi
 This Is Jazz, Volume 20  
albümlerini dinlemenızı  tavsıye ederim :) 


2)ELLA FİTZGERALD
 Ella Jane Fitzgerald (25 Nisan 1917 - 15 Haziran 1996) yirminci yüzyılın en önemli caz vokalistlerinden biridir.Entonasyonunun ve yorumunun kusursuzluğu, doğaçlamalarda bir trompet gibi kullanabildiği üç oktav aralığını aşan sesiyle anılır.der kaynaklar :) ben öyle demem
soyadı bana soctt ve zelda'yı hatırlattgı için muhteşem gatsby derim.kitapları da vardır. konser şarkıları harikadır.canlı,enerjik, ve çok sevimlidir. sonradan vokal tarzını değiştirdi tabi ama olsun .
 Simply Great (Vol.1) dinlenilesi:)

                                                                                                                                                                                     

3)BİLLİE HOLİDAY 



 
Takma adı «Lady Day» olan Billie Holiday, gezgin bir müzisyen babanın kızıdır. Eğitimden yoksun geçen çocukluğu fakir bir yaşamı içeriyordu. 11 yaşındayken tecavüze uğrayınca bir Katolik okulunda yatılı öğrenime verildi. Babasından boşanan annesiyle New York’a yerleşen Holiday, 14 yaşında bir kez daha tecavüze uğradı. 16 yaşındayken fahişelik yapmaya başladı. 18 yaşına geldiğinde çalıştığı kulüplerde şarkı söylemeye başladı. Aynı süreçte Aretha Franklin, Leonard Cohen gibi isimleri ünlü yapan organizatör John Hammond tarafından keşfedildi. Blues türünü kendisine yaşam tarzı edinen ve mesleğinde kısa sürede başarı elde eden Holiday, caz tarihinin en önemli seslerinden biri oldu. Şarkı sözü yazarlığı ve beste yaptı. Bir dönem uyuşturucu kullandı. Bir çok caz ve blues şarkıcısına ilham kaynağı oldu. Summertime gibi bazı yorumları klasikler arasına girdi. Sanatçı, 44 yaşındayken siroz nedeniyle hayatını kaybetti.içler acısı değil mi?ama melekler de  böyle doğar dostlarım. bu hayatlar.bu şarkılar, o gırtlaktan neler geçer biz bilemeyiz ama hissederiz.
 All Of Me dinlemenizi tavsiye ederim .

devamı gelecek.
sevgiyle.
bb.brothers
 

-uçurumda yürüyen adamlar -

hayatın içinde de böyledir.yani bu olgu ,daima uçta yürüyenler vardır.yanında ki elemanları silip süpüren, ya alçakgönüllü ya da bağımsız bir saykodur. bugün de uzun bir aradan sonra kafama takılan soruyu yayınlamaya karar verdim. ulen bu adamlar neden bu kadar ünlü?gruptan önce ismi hatırlanan her çatlak adama saygı duymuş,sevmiş, ama için için deli gibi kıskanmışımdır. ya bir beceriksiz olduğum için (gitar çalamadığım, beste kafam olmadığı için ) ya da bu adamların devrimci davranışlarına katılamadığım içindir.bu benim sorunum. her neyse bana  bazen grubu dinlemeye başladığım andan bu yana , sesiyle, perdeleriyle,  vurgusuyla, ayrı gelenler vardır. bu adam bu gurubu bırakır, solo albüm çıkarır dedıklerim oldu , geçmiş de olup, yeni keşfettiğim harbi grubu dağıtmış diye balık gibi baktığım çok olmuştur. öyledir.bu adamları tutumazsın, davranış olarak ve müziğin dahi çocukları olarak gider bunlar,sıyrılır bambaşka evrim geçirir.ama gerıye kalan sesdir, derin ve güzel sesleri. bakış açısıdır bir bakımdan. ileriyi görür bu adamlar.hep de görecektir. zaten bilmem kaç adam yan yana çalıyosunuz. lider olan çıkar bir hep değil mi?agbi burası olması , şurdan gir, stüdyodan tarih aldım diyen , varsa böyle yağız delikanlılar, tutun onu yanınzda , mago mu istiyor, sahne öncesi içki mi götürün , :) çok uzadı yazı ben başlıyorum , ne diyelim çok az okuyan olsa da müzik bu canım , bir kişi olsa da anlatmaya , dinletmeye razıyım :)


1) JOHN LENNON

doğduğu zaman belliymiş , anne baba yok  vs acı içinde mi , özlem içinde mi kim ne ad takıcaksa taksın. john lennon diye bir gerçek çıkmış ,dünyaya gelmiş. benim elma yanaklı , suratını nerde görsem tanırım dedim , paul ile lisede tanışıp , beatles'ın temelini attılar, sonra gelsin love me do'lar. dünyanın en iyi albumleri , ama lennon farklıydı. tipi mi hayır! kalbi, dünyayla olan derdi, dünyayla tüm derdi olan diğer rock yıldızları gibi . isa'dan daha populer beatles diyen bir adam bu . ne beklersin.elbette çok şey. bir tavır değil mi. dünya barışı , evet evet tam da bu ilerisi de hatta . sonra ne oldu yoko ono diye bir tatlı hatun çıktı, evlendi , beatles'dan ayrıldı , gelsin imagine'lar, ...
bu adam bir tavırdır.lennon bir mozart kadar vardır. kuşaklar arası, kitlelere ulaşıp kimine az ulaşan ama herkesin hayatında bir kez tanıdığı cici, akıllı, asi lennon gerçeğidir. ama gel gör ki delinin biri çıkıp ben beatles'ın john lennon'u kafasıyla vurdu. oraya kadar gitti bu adam . düşünün , akıllara, kalplere, plak şirketlerinin milyonlarına gitti.
bir on yıl daha derim hep john için , simdiki zamanın indie yetmelerine örnek olacak , kalite dediğimiz kavramı yerınden oynacaktı bu adam.huzurla yat.


2)KURT COBAİN


 mektubundan beni yaralayan , öldüren , o gözlerine baktığım da neden kendine bunu yaptın dedirten donald. işte bir kurt gerçeği daha. oluyor bu a dostlar, gelıyor bu adamlar gümbür gümbür geliyor, gidiyor sönüyor.ama kurt diyor ki sonmeyın .yanın . çocukluğu yine aile dramı klasik. bir neslin sözcüsü.nesil falan değil, bu adam öznellik kokuyor. bir parçasında buluyorsun kendini . hiç birni beğenmesen bile. çünkü yaşanılmışlık var . hikaye var, verdiği his başka bambaşka . counrty love diye biri çıktı. aşk mıydı, kurt acısı mı bilinmez, ama ilerdeydi, cobain hala , ileride, uzakta yaşıyor, o da yaşamadı. yaşatmadılar ki . yaşatmayacaklar. bu elemanları , sinirden, hastalıktan, uzaklıktan, savaştan, sevgisizlikten, gerçeklikten , uyuşturucuya, ordan da bir delinin odasın da ki tv'ye düşürecekler. ama kalacak,yaşayacaklar. ne yazık ki, albümleri bir bostan korkuluğu olan justin oğlanı gibi satmayacak, benimsetmeye çalıştıkları şeyleri, arada kalmışlar bulacak.
sönecek.yanacak.yıkılacaklar.ama müziğin ruhani dünyasında onlar canımıza okuyacak . ahiret varsa , müzik cenneti neden olmasın.

3) BRANDON FLOWERS

brandon denılınce the killers gelıyor tabi akla. nevadalı. morrisey sever bir eleman işte. ses var ama , öngörücü müzik anlayışı var . dedim ayrılacak, o da solo albümlere taşacak diye , oldu brandon flowers albümünü çıkardı.crossfire da bal gibi, uykudan önce için o derece. daha da çıkaracak albüm bu eleman . farkı var .nerden mı blıyorsun dıye sormayın.bilmiyorum hissediyorum.
devamı gelecek.
sevgiyle.
bb.brothers